• Document: Cemal Süreya - 99 Yüz
  • Size: 2.8 MB
  • Uploaded: 2018-10-11 17:57:47
  • Status: Successfully converted


Some snippets from your converted document:

Cemal Süreya - 99 Yüz www.CepSitesi.Net İzdüşümler - Söz Senaryosu Şiir Galaksisinin Hülyalı Şairi Yoğun arkadaşlıklarda tarih düşmem. ‘İlk’lerin önemi yoktur. Tıpkı Cemal’de olduğu gibi. Aydınlık, güler yüzü, donmuş bir kare gibi hala belleğimde. Gördüğüm, bürokrata en benzemeyen bürokrat. Elindeki çantada bence teftiş raporlarından, ömür törpüsü dosyalardan çok şiirler, yazılar, çeviri müsveddeleri vardı. Kızdığını, köpürdüğünü görmedim, ancak gözlerindeki sonbaharı keşfederdim. Konuşurken hep ufukta bir yere bakardı, şiir galaksisinin hareketlerini gözlediğini düşünürdüm. Hülyalı bir bakış. Şiiri çok severdi. Bir şair için söylenebilecek bu en sıradan söz, Cemal Süreya’da başka bir anlam kazanır bence. Başına konan devlet kuşlarını kovmuş, şiirin korunmasız serçesini baş tacı etmişti. Konuşması çoğu zaman, ölçüsüz uyaksız mısralar gibiydi. Ya düzyazısı? Şiiri kadar iyi. Zekası, satırlarda ironik bir tavırla parlayıverirdi. Onun 99 Yüz’deki tasvirleri, tespitleri, düzyazının kısırdöngüsüne karşılık, imge dünyasına yanaşıyor. 99 Yüz’deki bazı tipleri anlatırken, mensur şiirin kapısını çalmış. 99 Yüz’ün atında ne yazılı? İzdüşümler/Söz Senaryosu. Gerçekten de 99 Yüz, bir izdüşümler toplamıdır. İzlenimlerin tanıklığıdır. Gördükleriyle, okuduklarıyla, duyumlarıyla, gözlemleriyle oluşturduğu bir tür kimlik kartı. Kimileri bu kartı bir iftihar levhası gibi yanında taşıyacak, kimileri de saklamak için yorgun düşecek. İyi şair aynı zamanda iyi de bir arkeologdur. Yüze vuranları da görür, dibe çökenleri de. 99 Yüz’de yer alan insanlar hakkında Cemal Süreya’yı okumadan karar vermeyin, yanılgıya düşersiniz. Mülkiyeli Cemal Süreya, onların siyaset karnesini doldurur, ikmale kalanlar, tard edilenler, hep sınıf birincisi olanlar... Siyaset dünyasından kişiler ilk kez bir şairin fantastik bakışından, ironik süzgecinden geçiyorlar. Geriye ne kalıyor? Kimilerinden bizim de yararlanacağımız birikim, kimilerindense birikinti. Turgut Özal, Süleyman Demirel, Deniz Baykal, Türkan Şoray, Güngör Bayrak, Cihat Burak... İlk kez insanlar antolojisinde bir araya geldiler. Ortak noktaları neydi? Aynı toplumun ürünleri, alanlarının simgeleri olmaları. Onları okurken, prototiplerden yola çıkıp bu toplumun anatomisini çıkarabilir misiniz? Evet. Biraz bilgi, biraz zeka, biraz sezgi yeter. 99 Yüz’ü yazarken güneş saati kullanmış Cemal Süreya. Kimileri çiğ ışık altında daha çok sırıtıyorlar defolarıyla, kimileriyse günbatımında daha romantik, daha insancıl görünüyorlar. Karanlıkta kalanlara gelince... Hades’e inenlerin de rehberidir. Sınıfsız bir sınıflamanın önderliğini yapmıştır bu kitabında. Kalem ne libaslara bürünmüştür burada... Karanfil gibi görünür, ısırgan otu gibi dalar, yarayı kendi açar kendi sağaltır, kimseyi ölüme terk etmez. Sevecenlik ise tatlı bir bela gibi kılcal damarlara kadar ulaşır. Her insanın biyografisi tek bir cümleye indirgenebilir. Bir sözü -ama hayatıyla özdeşleşmiş- bir eylemi onu tanımak için yeterdir. Bana, Cemal Süreya’nın biyografisini tek cümleyle yaz deseler, şu cümleyle yetinirdim: Paris’ten getirdiği Chevrolet arabayı satıp ev alacağına Papirüs dergisini çıkaran adam. Yergide ve övgüde aynı ustalığı göstermenin edebi dengesini kurabilmiştir. Bu kitapta ben de varım, sık sık andığım, yazdığım bir mutluluk kaynağı. Biyografimi isteyenlere söylemişimdir, Cemal Süreya’nın yazısını alsanıza, diye. O metni okurken, kuru biyografilerin sığlığında yüzmekten kurtulur, kendimi keşfetmenin zevkini yaşarım. Cemal Süreya’nın 99 Yüz’deki ironisi bazen zalimliğin sınırlarını zorlar ama zalimliğin bu kadar sevecen olanına rastlamadım desem, doğru bir saptamada bulunmuş olurum. Okuyacağınız kitapta yazdıkları, kahin olmayanın kehanetleridir. Portrelerde -bu türe sıkıştırmak doğru mu! - bunca yıl sonra, edebi tadın yanında doğruluk oranının da eksilmediğini fark ederiz. 99 Yüz’de yer alanların çoğunu tanıyorsunuz, sizin de onlar hakkında elbet bir fikriniz, bir görüşünüz var. Birden onları tanıyamadığınızı, üzerlerindeki kabuğu kıramadığınızı, belki de maskeyi çıkaramadığınızı anlayıverirsiniz. Eski deyimle -Cemal Süreya gibi- nüfuz edemediğinizi itiraftan çekinmeyin. 99 Yüz’de ne okuyacaksınız? Türkiye’nin tarihini, tarih içinde görev üstlenenleri, edebiyattan magazine hayatın bütün renklerini. Yaşarken mumyalaşanlar, tarihin külleri altında yok olanlar. Portrelerin değişik özellikler taşıyan, bir senfoninin ayr

Recently converted files (publicly available):