• Document: Gail McHugh - Çarpışma
  • Size: 2.7 MB
  • Uploaded: 2018-10-12 09:57:36
  • Status: Successfully converted


Some snippets from your converted document:

Gail McHugh - Çarpışma www.CepSitesi.Net Birinci Bölüm Colorado’dan New York’a kadar olan uçak yolculuğunun üç saat kırk beş dakika süreceğini hesap etmişti ve yolculuktan sonra hayatının sonsuza kadar değişeceğini biliyordu... halihazırda değiştiğinden daha fazla. Nemli avuçlarla koltuğunun kenarlarına tutunan Emily Cooper, motorlar kalkışa hazırlanırken gözlerini kapadı. Hiçbir zaman uçmaya bayılmamışo; işin aslı, korkudan altına kaçıracak gibiydi. Gerçi yerden dokuz bin metre havada olma işkencesine değecek bazı durumlar olduğunu da hatırlıyordu... üniversite için evden ayrıldığı ilk gün, tropik bir adaya yapılan bir kaçamak ya da sevgili ailesini görmek için yapdan bir ziyaret gibi. Fakat bu yolculukta bu keyiflere ser soktu... sadece kaybın acısı ve üzüntüsü vardı. Ona bakan kişi, her sabah uyanmasının sebeplerinden biriydi... yani erkek arkadaşı Dillon. Geleceğin kararsızlığım yansıtan suratındaki ifadeyi, Dillorim fark ettiğini anlayabiliyordu. Dillon, elini tutarken uzandı se suratına düşen bir tutanı saç telini eliyle itti. “Her şey yoluna girecek Em," dise hsddadı. “Sen daha farkına bile varmadan inmiş olacağız." Zoraki bir tebessüm gönderdi ve ardından çekinerek dönüp karla kaplı dağların bulutların altında gözden kayboluşunu izledi. Bildiği tek yuvaya içinden veda ederken kalbi sızladı. Başını pencereye yasladı ve son birkaç ayda yaşananları aklından geçirdi. Telefon, ekim ayının sonlarına doğru üniversitedeki son yılım geçirirken gelmişti. O ana kadar hayat... iyi gidiyordu. Dillon bir ay öncesinde hayatına girmişti, notlan olması gerektiği gibiydi ve oda arkadaşı Olivia Martin, hayatta sahip olabileceği en yakın dostlardan birine dön üşü vermişti. O gün telefonu açarken alacağı haberi hiç ummamıştı. Ablası Ltsa, “Testlerin sonucu belli oldu Emily> ” demişti. “Annemiz dördüncü evre meme kanseri.* Bu son beş kelimeden sonra Emily’rün bildiği anlamda hayat bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. Yanından bile geçemeyecekti. Sığınağının, en çok sevdiği kadının, bildiği tek ebeveynin üç aydan az ömrü kalmıştı. Akabinde gelecek şeye ise asla hazırlanamazdı. Annesinin son birkaç ayını geçirmesine yardımcı olmak için Ohio Eyalet Üniversitesi nden Colorado'ya yapılan uzun hafta sonu yolculukları Emily için sıradan bir durum olmuştu. Annesinin ölmeden önce eriyip biterek bir zamanlar olduğu güçlü, kanlı canlı insandan zayıfj tanmamayacak haldeki bir kadına dönüştüğünü izlemişti. Ani bir türbülansla gerilen Emily, Dilloriın elini sıktı ve ona baktı. Dillon ona sorun olmadığını belli etmek için hızla gülümsedi ve başım aşağı yukarı salladı. Başını Dillonin sıcacık omzuna yaslayan Emily, tüm bu süreçte Dillonin üstlendiği rolü düşündü. Sırf onun yanında olabilmek için Ne w York’tan Colorado’ya yapılan sayısız uçuşu. Hayatını yiyip bitiren çılgınlıktan bir nebze uzaklaşabilmesi için ona gönderdiği güzel hediyeleri, iyi olduğundan emin olabilmek için gece yarılarında yaptıkları telefon görüşmelerini. Cenazeyi ayarlamış, çocukluğunu geçirdiği evi satması konusunda öğütte bulunmuş ve son olarak New York’a taşınmasına yardım etmişti. Tüm bunlar, Emily’nin ona tapmasının nedenlerinden biriydi. Uçak, New York’un La Guardia Havaalanı’na inerken Dillon, elini sıkmaktan parmak boğumlan bembeyaz olmuş Emily’ye baktı. Usulca güldü ve onu öpmek için uzandı. “Gördün mü, o kadar da kötü değildi,” deyip yanağını okşadı. “Sen artık resmen New York’lu-sun, tadım.” Havaalanından çıkmakla geçen sonsuz sürenin ardından Dil-lon bir taksi tuttu ve Emİly'nin Olİvıa’yla paylaşacağı daireye doğru yola çıktılar. Bu, Dillon için tatsız bir konuya dönüşmüştü. Emily’yle taşınma konusunda konuştuklarında kendisiyle birlikte kalmasını istiyordu. Emily ise en iyisinin, en azından şimdilik Olivia ile kalması olduğunu düşünmüştü. Ülkenin bir ucundan gelip oraya alışmak zaten zordu, bir de başka baskı yaşamak istemiyordu. Dillon ı sevse de -ve onu gerçekten çok seviyordu- aklının köşesindeki bir ses beklemesi gerektiğini söylüyordu. Birlikte yaşamak, ileride önlerine çıkacak bir seçenekti. Sonunda Dillon, kararma saygı duymuştu ama aksi yönde karar vermesi için çok çabalamıştı. Gidecekleri yere vardıklarında Emily taksiden indi. Şehirden yükselen ses ve genel görüntüden anından etkilendi. Araba alarmları ötüyor, fren sesleri duyuluyor ve siren sesleri havayı yanp geçiyordu. İnsanlar kalabalık kaldırımlarda hızla yürürken bir yandan konuşuyor, bağrışıyor ve sıkış tıkış arabaların çılgınca akıp gidişi ile san taksilerden oluşan deniz, daha Önce gördüğü ya da duyduğu hi

Recently converted files (publicly available):